2 Temmuz 2005

Akıllı binalarla daha az tüketim ve daha temiz bir çevre!

Akıllı binalarla daha az tüketim ve daha temiz bir çevre!Otomasyon ve kontrol teknolojileri alanında dünyanın sayılı firmaları arasında yer alan Honeywell'in en önemli ve stratejik faaliyet alanlarından biri olan Bina Çözümleri Bölümü'nün Avrupa, Orta Doğu ve Afrika CEO'su Gerald Goubau geçtiğimiz günlerde Türkiye'deydi. Dünyada 100 binden fazla çalışanıyla yılda 26 milyar dolarlık satış gerçekleştiren Honeywell, 1992 yılında beri kendi organizasyonuyla Türkiye'de faaliyetlerine devam ediyor. Honeywell'in Bina Çözümleri Bölümü'nün, Atatürk Havalimanı'ndan, Akmerkez'e, Hilton Oteli'nden İş Kuleleri'ne kadar Türkiye'deki pek çok önemli binanın otomasyon sisteminde imzası bulunuyor.
Gerald Goubau ile otomasyon teknolojileri, bu alandaki kariyer olanakları ve gelecekte çalışanları nasıl binaların beklediğini konuştuk...


Bina otomasyon sistemi deyince ne anlıyoruz?

Gerald Goubau: Bina yönetim sistemleri bir binanın ısıtma, soğutma, iklimlendirme, aydınlatma ve hidrolik sistemlerini yönetirler ve ileri derecede enerji tasarrufu sağlarlar. Güvenlik sistemleri ise çevre güvenlik ve hırsız alarmlarından giriş kontrolüne, demirbaş izleme sistemlerinden kapalı devre televizyon sistemlerine kadar yayılır. Yaşam güvenliği sistemleri de duman ve yangın algılama sistemleri, alarm yönetimi ve acil durum haberleşmesi gibi hayati öneme sahip sistemleri kapsarlar. Binalarda bunların biri veya bir kaçı bulunabilir. Ancak günümüzde "kontrol edilen bir bina" dediğimizde saydığım tüm bu kontrol sistemlerinin birbirleriyle entegre bir biçimde çalışmasını anlıyoruz. Bunun sonucunda da daha çok tasarruf eden, daha konforlu ve daha güvenli binalar ortaya çıkıyor.

Honeywell müşterilerine ne tür faydalar sağlıyor?

Gerald Goubau:
Honeywell 120 yıldır daha güvenli, daha konforlu, enerjiyi daha iyi yöneten, daha verimli ve daha yenilikçi bir dünya kurulmasına yardım ediyor. Bizim işimiz müşterilerimizin amaçlarını anlayarak, onların daha verimli çalışmalarına yardımcı olmaktır. Gücümüzün yettiği her şeyi müşterilerimize sunarak onların dünya çapında kendi müşterilerine yapacakları satışlara yardımcı olmak bizim görevimizdir.
Bizi rakiplerimizden ayıran esas yeteneğimiz ise pek çok ayrışık noktadan topladığımız bilgiyi yönetebilmemizdir.
Her tip otomasyon sistemimiz müşterilerimize o fonksiyona ilişkin çözümler sunarken, tüm bu farklı sistemleri Honeywell Enterprise Buildings Integrator (EBI) sistemi aracılığı ile entegre edebiliyoruz. EBI büyük resmi gösteriyor ve verimliliği artırmak, masrafları düşürmek, varlık optimizasyonu gibi konular için gereken bilgileri sağlıyor.. Honeywell EBI ayrıca insan kaynakları ve finansal kayıtlar, endüstriyel üretim ve proses kontrolü, satın alma yönetimi gibi konulara da benzersiz bir destek sunuyor.

Sizce otomasyon, özellikle de bina otomasyon sistemleri, gelecekte de önemini koruyacak mı?

Gerald Goubau:
Bu sistemler kritik öneme sahip ve bu önem daha da artacak. Günümüzde bir firmanın başarısında hiç bir şey bilgiyi daha hızlı ve daha doğru işlemek kadar hayati öneme sahip değil. Hangi endüstride olursanız olun bilginin toplanması ve dağıtılması , daha iyi karar alma için, daha iyi sonuçlar için, kısacası işinizi daha iyi yönetebilmeniz için startejik öneme sahip. Ayrıca dış faktörler ve sorumluluklar da çok önemli. Daha verimli enerji kullanımı, çevreye karşı olan sorumluluklarımız, yasa ve yönetmeliklere uyum bu konuda başta gelen gereklilikler.
Daha da önemlisi müşteriler ve Honeywell gibi firmalar arasında kurulan güçlü ortaklıklara duyulan ihtiyaç. Bizim işimiz sürekli olarak müşterilerimizi desteklemek. Bir seferlik bir çözüm sunmak yerine, uzun vadede karşılarına çıkacak gereksinimleri sürekli olarak karşılayabilmeleri için her zaman yanlarındayız. Honeywell bu ortaklığı karşılıklı diyalog ve müşterinin ihtiyaçlarını çok iyi anlayarak kurmaya çalışıyor, hem şimdiki hem de gelecekteki ihtiyaçlarını.

Bu Türkiye'ye ilk ziyaretiniz mi? Buradaki çalışma ortamını nasıl buluyorsunuz?

Gerald Goubau:
Bu benim ülkenize dördüncü ziyaretim.Üç kez iş amaçlı geldim ama ilk gelişim 1978 yılında ve tatil amaçlıydı.Üç hafta boyunca ben ve ailem Istanbul, Ankara ve Kapadokya'yı gezme şansı bulmuştuk . Kapadokya'ya arabayla gitmiştik. Bu gün elbette çok farklı ama yolların oldukça boş olduğunu hatırlıyorum! Ayrıca, insanların ne kadar yardımsever ve dost canlısı olduklarını da hatırlıyorum. Ben Belçika'nın orta bölgesinden geliyorum ve o tarihte Boğaz'ı geçerek Asya'ya ulaşmak benim için olağanüstü bir deneyimdi. Açıkçası geçen zaman Türkiye'yi Avrupa'ya çok daha fazla yaklaştırdı ve pek çok şeyin değişmesine rağmen insanların açık ve yardımsever karakterleri bence hiç değişmedi. Türk insanı yeni fikirlere her zamanki gibi çok açık. Sonraki gelişlerimde beni en çok etkileyen şey buradaki insanların profesyonelliği oldu. Honeywell Türkiye'de çalışan insanlar beni müthiş etkiliyorlar. Sadece profesyonellikleri değil, çok displinli olmaları, süreç odaklı olmaları ve müşterilere karşı sonuç odaklı yaklaşımları beni çok etkiliyor. Burada bazı müşterilerle görüşme şansım oldu ve onların Honeywell Türkiye'nin kendilerine verdiği destek hakkında pozitif düşüncelerini duymaktan çok mutlu oldum

Özetle Türkiye hakkıındaki görüşüm hızlı ve büyük bir değişim geçirmekte olan bir ülke olduğudur. İnsan gücü son derece kararlı ve kendine güvenli. İş ve ekonomi 90'lara gore daha istikrarlı. Bu durum şüphesiz yeni yatırımları tetikleyecektir.

Sizce Honeywell'in gelecekte Türkiye'de daha da büyümesi beklenebilir mi?

Gerald Goubau:
Evet, Honeywell Türkiye'de zaten sürekli büyüyor ve gelecekte de bunu sürdürmemesi için bir neden göremiyorum. Söylediğim gibi, enerji hizmetlerine yatırım yapıyoruz. Anahtar pazarlarımız inşaat sektörü, ilaç .-Türkiye'de halen çok başarılı ilaç müşterilerimiz mevcut- güvenlik ve yangın algılama sistemleri. Müşterilerimiz büyüme stratejimizin merkezi olmayı sürdürüyorlar ve bizim işimiz onların da kendi müşterilerini memnun etmelerini sağlamak.

Bina otomasyonu pazarı bir doyum noktasına ulaştı mı yoksa bu pazar büyümeye devam edecek mi?

Gerald Goubau:
Bence büyümenin iki motoru var. Birincisi klasik işimiz ki, en yeni otomasyon teknolojisine ihtiyaç duyan yeni bina inşaatlarınca desteklenmektedir. Bugünün pazarında güvenlik, yangın algılama ve HVAC otomasyonu konularında müşterilerin seçebilecekleri pek çok opsiyon bulunmaktadır. Ancak gerçek beceri, tüm bu farklı sistemleri entegre edebilmektir ki, geleceğin gerçekten "akıllı" binaları bu yeteneğe sahip olan binalar olacaktır. Bu sadece bina yönetimine ilişkin tüm dataya erişimi ve verimlilik artışını mümkün kılmakla kalmayacak, aynı zamanda çok önemli bilgilerin İK ve finans gibi departmanlarca da kullanımını sağlayacaktır.
Bence bu gelişim pazarda sayısız yeni fırsat yaratıyor. Böylece bence önemli olan ikinci noktaya geliyoruz..

Sürekli gelişmekte olan bina otomasyon sistemleri sayesinde işimiz artık sadece yeni yapılan inşaatlarla sınırlı değil. Dünyada sayısız bina, hem kendi performanslarını artırmak, hem de güvenlik, enerji, iklimlendirmeye ilişkin yeni yasa ve yönetmeliklere uyum sağlayabilmek için mevcut otomasyon sistemlerini daha da geliştirmek ihtiyacı içerisinde. Bunun ışığında geleceğe baktığımda bina otomasyonu pazarının doyum noktasından çok uzakta olduğunu düşünüyorum.

Daha önce enerji kullanımından bahsetmiştik. Bu da iki faktöre bağlıdır. Birincisi enerji maliyetlerinin giderek yükselmesi işletmeleri enerji yönetimine daha da önem vermeye yöneltmektedir. İkincisi ise, çevre bilincinin giderek artmasıyla, bu konuda çıkan yasa ve yönetmelikler, atmosfere zararlı atıkların bırakılmasını giderek daha da kısıtlamakta ve bu enerjinin daha verimli tüketilmesini zorunlu kılmaktadır.. Örneğin, dün ilaç üreticisi bir müşterimizle görüştüm ve bana Avrupa'ya ihracat yaptıkları için, müşterilerinin kendi uzmanlarını göndererek, fabrikada ne kadar doğaya saygılı bir süreç izlendiğini denetlediğini anlattı

Sanırım, çevrenin artık yeni teknolojilerin şekillenmesinde dikkate alınan en önemli faktörlerden birisi olduğunu söylemek yanlış olmaz.Honeywell bu konudaki müthiş uzmanlığı ve gelişmiş teknolojisi ile dünya üzerindeki tüm müşterilerine destek olmakta ve yeni gerekliliklere uyum sağlamalarını kolaylaştırmaktadır.

Biraz da teknik gelişmelerden bahsedelim. Örneğin geleceğin iş merkezlerinde çalışmak neye benzeyecek?

Gerald Goubau:
Entegrasyon bu konudaki en önemli yenilik. Geçmişte havalandırma için, ısıtma için, giriş kontrolü için, kapalı devre kameralar için, yangın alarmı için ayrı ayrı sistemleriniz olurdu. Entegrasyon ise tüm bu sistemleri birleştirerek, birbirleriyle "konuşmalarını" ve birbirlerinin aksiyonlarına cevap vermelerini mümkün kılıyor. Örneğin eski sistemde bir yangın çıksa, alarm çalar ve daha fazlasını bilmeyiz. Akıllı sistemler ise sadece alarmı çalmakla kalmıyor; bize bunun tam yerini gösteriyor ve dijital olarak programlanmış pek çok aksiyonu devreye sokuyor. Örneğin yangını körüklememek için hava akımını kesiyor, otomatik söndürme sistemlerini devreye sokuyor,geçiş kontrol ve güvenlik sistemleri, insanların binayı kolayca terk etmelerini sağlayacak şekilde davranıyor. Geçiş sistemi, binada kalan birisi olduğunu saptarsa, güvenlik ekiplerini otomatik olarak uyarıyor. Sadece bununla kalmıyor, o insanların bina içerisinde bulundukları son noktayı da ekiplere bildirerek kurtarılma şanslarını artırıyor. İşte buna benzer örneklerle akıllı teknoloji çok daha güvenli bir ortam yaratıyor..

Honeywell'in 100 bin çalışanı var ve teknoloji üreten bir firma. Bu kadar büyük bir insan kaynağı nasıl yönetiliyor?

Gerald Goubau:
Hizmet tüm ana iş kollarımızın temelidir. Bu durumda çalışanlarımız en değerli varlığımız, farkımızı yaratan unsurumuzdur.Elbette yeni teknolojilere yatırım yapıyoruz ancak teknolojik gelişme de insanlara bağlıdır..Ayrıca Honeywell'in sürekli olarak büyümeye yatırım yapan bir şirket olduğunu anlatmak isterim. Bu müşterilerimiz için yatırım yapmak anlamına gelir ve müşterilerimiz yereldir. Tüm müşterilerimize tek bir merkezden hizmet veremeyiz, onlara yakın olmamız gerekir. . Ve küresel bir şirket olarak Honeywell çalışanları tüm Dünya üzerine yayılmış durumdalar.

CEO'muz Dave Cote çalışanlara çok büyük önem veriyor..Beş hedef tanımlamış durumda: büyüme, verimlilik, nakit, çalışanlar ve bunları mümkün kılacak destekler. Bu destekler : 6 Sigma ve dijitalleşmedir.

Çalışanlar için 12 davranış özelliği tanımlanmıştır. Honeywell kültürünü oluşturan bu davranış şekilleri, tüm çalışanların uyması gereken etik kurallarının da temelini oluşturur. Bunlar; liderlik, takım çalışması, sonuç odaklı yaklaşım, katılımcılık, iletişim gibi ögeleri içerirler. Çalışanların performans değerlendirmeleri bu özelliklere göre yapılır. Bu davranış şekilleri ayrıca çalışanlarımızın kişisel hedeflerinin oluşturulmasına yardımcı olur.

Bu süreç teknoloji ile desteklenir. Tüm çalışanlar yılın ilk çeyreğinde performans değerlendirmesine katılırlar ve bu üçüncü çeyrekte yapılan takip değerlendirmesi ile sürer. Büyük çaba gerektiren ve sürekli bir proses olmasına rağmen performans değerlendirmesi Honeywell kültürünün çok önemli bir parçasıdır.

Sizce otomasyon ve kontrol sektörü genç mezunlara iyi kariyer fırsatları sunuyor mu?

Gerald Goubau:
Evet. Kesinlikle. Hem de büyük fırsatlar! En iyi tarafı da ilgi çekici pek çok alanla temas halinde olmanız. Örneğin, teknoloji ile yakınlaşıyorsunuz. Ama bu teknolojiyi müşteri ihtiyaçlarının çözümü için kullanıyorsunuz., daha hızlı, akıllı süreçler yaratmak için kullanıyorsunuz. Firmamızdaki insanların çoğu çok değişik müşteri ihtiyaçları ve müşteri uygulamaları ile karşılaşıyorlar. Havacılıktan kimyaya, inşaattan enerjiye pek çok endüstri ile çalışıyoruz. Otomasyon alanında.genç mühendisler veya genç pazarlamacılar için , müşterilerine yardım etmek isteyen insanlar için, çok büyük kariyer fırsatları olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Honeywell'in çalışanların eğitimine ilişkin standartları var mı?

Gerald Goubau:
Evet, bu konu çok önemli.çalışanlarımızın eğitimi için çok büyük miktarda para ve zaman harcıyoruz Bu bir süreç Yılda ortalama 40 saatlik eğitim sunuyoruz. Bazı çalışanlarımız için daha da çok olabiliyor. Tüm çalışanlarımızın asgari yılda 40 saat eğitim almalarını sağlıyoruz. Bu eğitimler teknik veya başka konularda olabilir.
Eğitimler elbette çalışanların konumlarına gore düzenleniyor.Satıcılarımızın, örneğin, Honeywell markasının getireceği değeri bilmelerini istiyoruz. Proje Müdürlerimizin , proje yönetimi bilgilerini artırırken, teknisyenlerimize teknik eğitimin yanında müşteri iletişimi yetenekleri de kazandırıyoruz.. Bizim için öğrenmek çok önemli ve bu konuya azami miktarda yatırım yapıyoruz

Küresel bir şirket olarak Türkiye'deki geleceğinizi nasıl görüyorsunuz?

Gerald Goubau:
Söylemek istediğim Honeywell'in büyüyen bir şirket olduğudur. Bu durumu sürdürebilmek ve hızlandırabilmek için müşterilerimizi dinlemek ve sorunlarını çözmek zorundayız. Müşterilerimiz yereldir ve bu bizim aktif olduğumuz tüm ülkelerde doğrudan var olmamızı gerektirir.Burada Türkiye'de Türk müşterilerimize hizmet verebilmek için en kaliteli Türk çalışanlara ihtiyacımız var.Biz bir insan kaynaklı şirketiz ve bu bilinçle çalışanlarımıza yatırım yapıyoruz, böylece çalışanlarımız müşterilerimize kendi alanlarında en iyi hizmeti sunabiliyorlar. Bu ziyaretimde gördüğüm enerji, motivasyon ve kararlılık Honeywell Bina Çözümlerinin Türkiye'deki geleceği hakkında beni son derece iyimser yapıyor.








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.







Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle
yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

Pazarlama danışmanı ne yapar?

Pazarlama danışmanı ne yapar?Satışlarınız düşüyorsa pazarlama bölümünüzün veya satış ekibinizin satışları artırmak için yapabileceği pek az şey vardır. Oysa size dışarıdan bakan bir pazarlama danışmanı, doğru tekniklerle kaybettiğiniz pazarı size kazand

Sosyal Medya ve Markalar araştırması yayınlandı

Sosyal Medya ve Markalar araştırması yayınlandıÖn sonuçları 11 Mayıs'ta Bilgi Üniversitesi'nde gerçeklextirilen İçerikle Pazarlama Konferansı'nda paylaşılan Sosyal Medyada Markalar konulu araştırmanın sonuçlarını e-kitap olarak indirebilirsiniz.